Süresiz Nafaka Nedir? Şartları ve Hangi Hallerde Kesilir?

19 Ağustos 2026 İlayda YILDIZ Comments Off

Boşanma sürecinde eşlerden biri, boşanma yüzünden ekonomik olarak yoksulluğa düşecekse, diğer eşten mali gücü oranında nafaka talep edebilir. Bu nafaka türü, kanunda otomatik bir bitiş süresi öngörülmediği için uygulamada sıklıkla “süresiz nafaka” olarak anılır. Bu yazıda süresiz nafakanın (yoksulluk nafakasının) ne olduğu, yasal dayanağı, talep şartları, miktarının nasıl belirlendiği ve hangi hâllerde sona erdiği ele alınmaktadır.

Süresiz Nafaka (Yoksulluk Nafakası) Nedir?

Süresiz nafaka, hukuki metinlerde “yoksulluk nafakası” olarak geçen, boşanma nedeniyle geçimini sağlayamayacak duruma düşecek eşin, diğer eşten talep edebileceği bir nafaka türüdür. Halk arasında “süresiz” ifadesiyle anılmasının nedeni, diğer nafaka türlerinin aksine kanunda önceden belirlenmiş bir ödeme süresinin bulunmamasıdır. Bu durum, nafakanın hiçbir şekilde sona ermeyeceği anlamına gelmez; kanunda sayılan belirli hâllerin gerçekleşmesiyle nafaka yükümlülüğü kendiliğinden kalkabilir veya mahkeme kararıyla kaldırılabilir.

Süresiz Nafakanın Yasal Dayanağı

Süresiz nafakaya ilişkin temel düzenleme 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu‘nun 175. maddesinde yer alır. Bu maddeye göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olup olmadığı aranmaz; önemli olan nafaka talep eden tarafın kusurunun karşı tarafa göre daha ağır olmamasıdır. Nafakanın sona erme ve değiştirilme hâlleri ise aynı Kanunun 176. maddesinde düzenlenmiştir.

Süresiz Nafaka Hangi Şartlarda Talep Edilebilir?

Süresiz nafaka talebinin kabul edilebilmesi için birlikte gerçekleşmesi gereken bazı şartlar bulunur. Uygulamada mahkemeler bu şartları bir bütün olarak değerlendirir:

  • Yoksulluğa düşme şartı: Talep eden tarafın, boşanma nedeniyle önceki yaşam standardını sürdüremeyecek, geçimini sağlayamayacak bir duruma düşmesi gerekir.
  • Kusur şartı: Nafaka talep eden tarafın boşanmaya yol açan olaylardaki kusurunun, diğer taraftan daha ağır olmaması gerekir. Taraflar eşit kusurluysa veya nafaka talep eden taraf daha az kusurluysa bu şart gerçekleşmiş sayılır.
  • Talep şartı: Süresiz nafaka, mahkeme tarafından resen değil, ancak ilgili tarafın açıkça talep etmesi hâlinde hükmedilir. Boşanma davasında veya boşanmadan sonraki bir yıl içinde ayrı bir dava ile talep edilebilir.
  • Diğer tarafın mali gücü: Nafaka yükümlüsü olacak tarafın, nafaka ödeyebilecek mali güce sahip olması gerekir; nafaka miktarı bu güçle orantılı belirlenir.

Süresiz Nafaka Diğer Nafaka Türlerinden Nasıl Ayrılır?

Türk hukukunda boşanma sürecinde ve sonrasında farklı amaçlara hizmet eden birden fazla nafaka türü bulunur. Süresiz nafakanın (yoksulluk nafakasının) diğer türlerle karıştırılmaması önemlidir:

  • Tedbir nafakası: Boşanma davası devam ederken, dava süresince tarafların ve varsa çocukların geçimini sağlamak amacıyla geçici olarak hükmedilir; davanın sonuçlanmasıyla birlikte kendiliğinden sona erer.
  • İştirak nafakası: Velayeti kendisinde olmayan ebeveynin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkı olarak ödediği nafaka türüdür; çocuğa yönelik olması nedeniyle süresiz nafakadan farklıdır.
  • Yardım nafakası: Boşanmayla ilgisi olmaksızın, yardım etmedikçe yoksulluğa düşecek olan alt soy, üst soy ve kardeşler arasında talep edilebilen ayrı bir nafaka türüdür.
  • Yoksulluk (süresiz) nafakası: Yalnızca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe, yukarıda açıklanan şartlarla hükmedilir ve kanunda önceden belirlenmiş bir sona erme süresi bulunmaz.

Süresiz Nafaka Nasıl Talep Edilir?

Süresiz nafaka talebi, genellikle boşanma davası içinde ileri sürülür. Talep eden taraf, dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde nafaka isteğini açıkça belirtmeli ve mali durumunu, yoksulluğa düşeceğini gösteren bilgi ve belgeleri mahkemeye sunmalıdır. Boşanma davası sırasında talep edilmemişse, kanun bu hakkı tamamen ortadan kaldırmaz; boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir dava ile de süresiz nafaka talep edilebilir. Bu sürenin geçirilmesi hâlinde nafaka talep hakkı kural olarak kaybedilir. Mahkeme, talebi değerlendirirken tarafların beyanlarının yanı sıra gerekli görürse mal varlığı ve gelir araştırması da yaptırabilir.

Süresiz Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?

Süresiz nafakanın miktarı, kanunda sabit bir oran veya tutarla belirlenmemiştir; mahkeme, somut olayın koşullarına göre miktarı takdir eder. Bu değerlendirmede genel olarak şu unsurlar dikkate alınır: nafaka talep edenin gelir durumu ve ihtiyaçları, nafaka yükümlüsünün mali gücü ve diğer yükümlülükleri, tarafların evlilik süresince sahip olduğu yaşam standardı. Nafaka, aylık düzenli ödeme (irat) biçiminde belirlenebileceği gibi, tarafların anlaşması ve mahkemenin uygun bulması hâlinde toptan ödeme şeklinde de kararlaştırılabilir.

Süresiz Nafaka Ne Zaman Sona Erer veya Kaldırılabilir?

Süresiz nafaka, adından farklı olarak sonsuza kadar devam eden bir yükümlülük değildir. Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi, nafakanın kendiliğinden sona ereceği ve mahkeme kararıyla kaldırılabileceği hâlleri ayrı ayrı düzenlemiştir:

  • Kendiliğinden sona erme: Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde nafaka yükümlülüğü herhangi bir mahkeme kararına gerek olmaksızın kendiliğinden sona erer.
  • Mahkeme kararıyla kaldırma: Nafaka alacaklısının, evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi bir başkasıyla birlikte yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâllerinde, nafaka yükümlüsünün açacağı dava üzerine mahkeme nafakanın kaldırılmasına karar verebilir.

Bu hâllerin varlığı her somut olayda ayrıca ispatlanması ve mahkemece değerlendirilmesi gereken konulardır.

Süresiz Nafakada Artırım ve Azaltım

İrat biçiminde ödenmesine karar verilen süresiz nafaka, taraflardan birinin hayat şartlarının değişmesi durumunda yeniden değerlendirilebilir. Nafaka alacaklısının ihtiyaçlarının artması veya nafaka yükümlüsünün mali gücünün önemli ölçüde değişmesi hâlinde, ilgili taraf mahkemeden nafakanın artırılmasını ya da azaltılmasını talep edebilir. Bu değişiklik talebi de ayrı bir dava konusu olup, mahkeme güncel koşulları dikkate alarak karar verir.

Sık Sorulan Sorular

Süresiz nafaka ile yoksulluk nafakası aynı şey midir?

Evet. “Süresiz nafaka”, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakasının halk arasında kullanılan adıdır. Kanunda önceden belirlenmiş bir sona erme süresi bulunmadığı için bu şekilde anılır.

Süresiz nafaka yalnızca kadına mı verilir?

Hayır. Kanun, nafaka talebini cinsiyete göre sınırlamaz; boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan taraf, kadın veya erkek fark etmeksizin süresiz nafaka talep edebilir.

Anlaşmalı boşanmada süresiz nafaka talep edilebilir mi?

Evet, taraflar anlaşmalı boşanma protokolünde süresiz nafaka konusunda da anlaşabilir. Boşanma sürecinde nafakanın yanı sıra velayet düzenlemesi gibi konuların da protokolde netleştirilmesi önerilir. Taraflar anlaşamazsa, nafaka talebi çekişmeli olarak mahkemece karara bağlanır.

Süresiz nafaka evlenmeden birlikte yaşamayla kesilir mi?

Nafaka alacaklısının, resmî nikâh olmaksızın bir başkasıyla fiilen evliymiş gibi yaşadığının ispatlanması hâlinde, nafaka yükümlüsünün açacağı dava üzerine mahkeme nafakanın kaldırılmasına karar verebilir.

Süresiz nafaka ödenmezse ne olur?

Mahkeme kararıyla hükmedilen süresiz nafakanın ödenmemesi hâlinde, nafaka alacaklısı icra takibi başlatarak alacağını cebri yollarla tahsil edebilir. Nafaka borcunun ödenmemesi, ayrıca kanunda öngörülen belirli şartlarla hukuki ve cezai sonuçlar da doğurabilir; bu nedenle ödeme yükümlülüğünün düzenli yerine getirilmesi önemlidir.

Süresiz nafaka talebi, hem talep eden hem de yükümlü taraf açısından uzun süreli mali sonuçlar doğurabilen bir konudur. Talebin hangi şartlarda kabul edileceği, miktarının nasıl belirleneceği ve gelecekte hangi hâllerde değişebileceği, her dosyanın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilir. Bu nedenle sürecin başında ve ilerleyen aşamalarında, dosyanın somut özelliklerinin bir avukat tarafından değerlendirilmesi önerilir.