Yargıtay’dan Denetimli Serbestlik İhlaline İlişkin Karar: Gözaltı ve Hasta Yakınına Refakat Geçerli Mazeret Sayıldı

12 Ağustos 2026 İlayda YILDIZ Comments Off

Daire: Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Esas No: 2025/4886
Karar No: 2025/9625
Karar Tarihi: 26.12.2025

Olayın Özeti

Açık ceza infaz kurumunda denetimli serbestlik tedbiriyle cezasını infaz eden bir hükümlü, denetim planına uymadığı gerekçesiyle üç kez uyarılmış ve son ihlalin ardından açık ceza infaz kurumuna iade edilmiştir. Hükümlü bu karara itiraz etmiş, ancak Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi itirazı reddetmiştir. Dosya incelendiğinde, üçüncü ihlal tarihi olarak kabul edilen 07.02.2024 gününde hükümlünün işlediği iddia edilen başka bir suç nedeniyle gözaltına alındığı, ayrıca 17.02.2024-28.02.2024 tarihleri arasında hastanede yatan anne ve babasına refakatçi olarak kaldığı ortaya çıkmıştır. Adalet Bakanlığı bu durumu gerekçe göstererek kararın kanun yararına bozulmasını talep etmiş ve dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla 1. Ceza Dairesi’ne gönderilmiştir.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, dosyadaki yakalama ve gözaltına alma tutanağı ile hastanede görevli uzman doktor tarafından düzenlenen belgeyi dikkate alarak şu tespitleri yapmıştır:

  • Gözaltında bulunma nedeniyle kusur yokluğu: Daire, önceki bir içtihadına (12.03.2021 tarih, 2020/3309 E., 2021/3945 K.) atıfla, hükümlünün gözaltında kalmasının denetimli serbestlik yükümlülüğünü yerine getirememesinde kendisinden kaynaklanan bir ihmal teşkil etmediğini vurgulamıştır.
  • Geçerli mazeret kabulü: Hükümlünün, anne ve babasının hastanede yattığı dönemde onlara refakatçi olarak kalmasının da denetim ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi açısından kabul edilebilir bir mazeret oluşturduğu belirtilmiştir.
  • Sonuç: Bu koşullar altında itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi gerektiğinden, yerel mahkeme kararının kanuna aykırı olduğu tespit edilmiş ve karar oy birliğiyle kanun yararına bozulmuştur.

Kararın Önemi

Bu karar, denetimli serbestlik tedbirine tabi hükümlülerin yükümlülüklerini yerine getirememesi hâlinde, ihlalin arkasındaki nedenin mutlaka araştırılması gerektiğini ortaya koyması bakımından önemlidir. Gözaltına alınma veya yakın aile bireyinin sağlık durumu nedeniyle hastanede refakatçi olarak bulunma gibi kişinin iradesi dışında gelişen ve belgeyle ispatlanabilen durumlar, denetimli serbestlik yükümlülüğünün ihlali sayılmamalı; bu tür mazeretler mahkemelerce somut delillerle birlikte değerlendirilmelidir. Uygulamada, açık ceza infaz kurumuna iade kararlarına karşı yapılan itirazlarda, ihlalin gerçek nedeninin ortaya konması hükümlü lehine sonuç doğurabilmektedir.

Not: Bu yazı, ilgili Yargıtay kararının kamuya açık kaynaklardan derlenen özetidir; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kendi durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.

Kaynak: hukukihaber.net