Daire: Yargıtay 11. Ceza Dairesi Esas No: 2025/816 Karar No: 2025/3507 Karar Tarihi: 17.03.2025
Olayın Özeti
Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesi, 18.10.2022 tarihli ve 2022/197 Esas, 2022/360 Karar sayılı hükmüyle sanığı, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan (TCK m. 158/1-f-son) mahkûm etmiştir. Karar istinaf edilmeksizin 17.11.2022 tarihinde kesinleşmiştir. Dosya incelendiğinde, mağdurun toplam 1.500,00 TL tutarındaki zararının 1.000,00 TL’lik kısmının hüküm tarihinden önce, kalan kısmının ise yargılama sürecinde ve sonrasında taksitler hâlinde tamamen ödendiği tespit edilmiştir. Hüküm kesinleştikten sonra Adalet Bakanlığı, dosyayı inceleterek “sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin (TCK m. 168) uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmadığı” gerekçesiyle kararın kanun yararına bozulması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Yargıtay’a başvurmuştur.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kanun yararına bozma talebini yerinde bularak dosyayı şu yönlerden değerlendirmiştir:
Kısmi geri verme ve rıza şartı: TCK m. 168 uyarınca zararın hüküm verilinceye kadar kısmen giderilmesi hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun (katılanın) bu duruma rıza göstermesi gerektiği; olayda zararın bir kısmının hüküm tarihinden önce ödenmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesinin katılandan bu konuda rıza gösterip göstermediğini hiç sormadığı vurgulanmıştır.
Eksik araştırma ile hüküm kurulamayacağı: Mahkemenin, kısmi geri ödeme karşısında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerekip gerekmediğini tartışmadan ve mağdurun rızasını sorgulamadan hüküm kurmasının kanuna aykırı olduğu belirtilmiştir.
Sonuç: Bu tespitler doğrultusunda Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18.10.2022 tarihli kararının kanuna aykırı olduğuna, kanun yararına bozma talebinin kabulüne ve dosyanın gereği için mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle hükmedilmiştir.
Kararın Önemi
Bu karar, dolandırıcılık gibi malvarlığına karşı işlenen suçlarda sanığın yargılama sürecinde zararın tamamını değil de bir kısmını gidermesi hâlinde, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının otomatik değil, mağdurun açık rızasına bağlı bir inceleme konusu olduğunu somut biçimde ortaya koyması bakımından önemlidir. Uygulamada sıkça karşılaşılan “zararın taksitler hâlinde veya kısmen ödenmesi” durumlarında, mahkemelerin bu hususu kendiliğinden değerlendirip mağdura sormadan karar veremeyeceğini; aksi hâlde verilen hükmün eksik incelemeye dayalı ve kanuna aykırı sayılacağını hatırlatması açısından hem mağdurlar hem de sanık müdafileri için yol gösterici niteliktedir.
Not: Bu yazı, ilgili Yargıtay kararının kamuya açık kaynaklardan derlenen özetidir; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kendi durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Yargıtay’dan Dolandırıcılıkta Etkin Pişmanlık Kararı: Kısmi Zarar Ödemesinde Mağdurun Rızası Sorulmalı
Daire: Yargıtay 11. Ceza Dairesi
Esas No: 2025/816
Karar No: 2025/3507
Karar Tarihi: 17.03.2025
Olayın Özeti
Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesi, 18.10.2022 tarihli ve 2022/197 Esas, 2022/360 Karar sayılı hükmüyle sanığı, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan (TCK m. 158/1-f-son) mahkûm etmiştir. Karar istinaf edilmeksizin 17.11.2022 tarihinde kesinleşmiştir. Dosya incelendiğinde, mağdurun toplam 1.500,00 TL tutarındaki zararının 1.000,00 TL’lik kısmının hüküm tarihinden önce, kalan kısmının ise yargılama sürecinde ve sonrasında taksitler hâlinde tamamen ödendiği tespit edilmiştir. Hüküm kesinleştikten sonra Adalet Bakanlığı, dosyayı inceleterek “sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin (TCK m. 168) uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmadığı” gerekçesiyle kararın kanun yararına bozulması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Yargıtay’a başvurmuştur.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, kanun yararına bozma talebini yerinde bularak dosyayı şu yönlerden değerlendirmiştir:
Kararın Önemi
Bu karar, dolandırıcılık gibi malvarlığına karşı işlenen suçlarda sanığın yargılama sürecinde zararın tamamını değil de bir kısmını gidermesi hâlinde, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının otomatik değil, mağdurun açık rızasına bağlı bir inceleme konusu olduğunu somut biçimde ortaya koyması bakımından önemlidir. Uygulamada sıkça karşılaşılan “zararın taksitler hâlinde veya kısmen ödenmesi” durumlarında, mahkemelerin bu hususu kendiliğinden değerlendirip mağdura sormadan karar veremeyeceğini; aksi hâlde verilen hükmün eksik incelemeye dayalı ve kanuna aykırı sayılacağını hatırlatması açısından hem mağdurlar hem de sanık müdafileri için yol gösterici niteliktedir.
Not: Bu yazı, ilgili Yargıtay kararının kamuya açık kaynaklardan derlenen özetidir; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kendi durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Kaynak: hukukihaber.net
Kategoriler
Son Yazılar
Arşivler