Daire: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Esas No: 2023/5704 Karar No: 2024/2402 Karar Tarihi: 04.04.2024
Olayın Özeti
Taraflar arasında görülen boşanma davasıyla birlikte kadın, evlilik sırasında düğün nedeniyle kendisine takılan ziynet eşyalarının (24 bilezik, 35 çeyrek altın, 4 yarım altın, 6 tam altın ve 3 gremse) aynen ya da bedeli karşılığında iadesini talep etmiştir. Kadın, bu ziynetlerin evlilik birliği devam ederken erkeğin ailesinin yanında bırakıldığını ve kendisine geri verilmediğini ileri sürerken; erkek, ziynetlerin kadının üzerinde olduğunu savunmuştur. Dosyada, erkeğin kadına gönderdiği mesaj kayıtları da delil olarak yer almış; erkek bu yazışmalarda kadının ziynetleri istemesi üzerine “söz getireceğim, bıktım artık bu konudan” ifadesini kullanmıştır. Ziynet alacağı talebinin reddine ilişkin karar kadın tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ziynet eşyası uyuşmazlıklarında ispat yüküne ilişkin yerleşik ilkeyi hatırlatmıştır: Belirli bir ziynetin eşlerden birine ait olduğunu ya da elinde bulunmadığını iddia eden taraf, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Taraflar arasında ziynetlerin akıbetine dair bir anlaşma ya da yöreye özgü bir örf-adet bulunmadığı sürece, kadına ve erkeğe takılan ve ekonomik değer taşıyan eşyalar kural olarak kendilerine ait kabul edilir; karşı cinse özgü olarak takılan ziynetler ise o cinse verilmiş sayılır.
Daire, dosyadaki mesaj kayıtlarında erkeğin “söz getireceğim, bıktım artık bu konudan” demek suretiyle ziynetlerin kendisinde olduğunu ve iade edeceğini üstü kapalı biçimde kabul ettiğini tespit etmiştir. Bu yazışmalarla ispat yükünün erkeğe geçtiği, buna rağmen erkeğin ziynetleri kadına teslim ettiğine dair herhangi bir delil sunamadığı vurgulanmıştır. Bu gerekçelerle ziynet alacağı talebinin reddine ilişkin karar bozulmuş; dosyanın kadın lehine yeniden değerlendirilmek üzere gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararın Önemi
Bu karar, ziynet eşyası davalarında ispat yükünün taraflar arasındaki yazışmalar, mesaj kayıtları gibi dijital delillerle yer değiştirebileceğini somut biçimde ortaya koyması bakımından önemlidir. Uygulamada sıkça karşılaşılan “takılar bende değil, ailesinde/eşimde kaldı” savunmasının, karşı tarafın elindeki mesaj veya yazışma kayıtları karşısında tek başına yeterli olmayabileceğini; bu tür yazışmalarda ziynetin varlığının ve kimde bulunduğunun üstü kapalı biçimde kabul edilmesi hâlinde ispat külfetinin karşı tarafa geçebileceğini göstermektedir. Bu nedenle ziynet eşyası uyuşmazlıklarında WhatsApp, SMS gibi yazışmaların dava dosyasına usulüne uygun şekilde sunulması büyük önem taşımaktadır.
Not: Bu yazı, ilgili Yargıtay kararının kamuya açık kaynaklardan derlenen özetidir; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kendi durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Yargıtay’dan Ziynet Eşyası Kararı: Mesaj Kaydıyla Kabul Edilen Takı İçin İspat Yükü Erkeğe Geçer
Daire: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2023/5704
Karar No: 2024/2402
Karar Tarihi: 04.04.2024
Olayın Özeti
Taraflar arasında görülen boşanma davasıyla birlikte kadın, evlilik sırasında düğün nedeniyle kendisine takılan ziynet eşyalarının (24 bilezik, 35 çeyrek altın, 4 yarım altın, 6 tam altın ve 3 gremse) aynen ya da bedeli karşılığında iadesini talep etmiştir. Kadın, bu ziynetlerin evlilik birliği devam ederken erkeğin ailesinin yanında bırakıldığını ve kendisine geri verilmediğini ileri sürerken; erkek, ziynetlerin kadının üzerinde olduğunu savunmuştur. Dosyada, erkeğin kadına gönderdiği mesaj kayıtları da delil olarak yer almış; erkek bu yazışmalarda kadının ziynetleri istemesi üzerine “söz getireceğim, bıktım artık bu konudan” ifadesini kullanmıştır. Ziynet alacağı talebinin reddine ilişkin karar kadın tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ziynet eşyası uyuşmazlıklarında ispat yüküne ilişkin yerleşik ilkeyi hatırlatmıştır: Belirli bir ziynetin eşlerden birine ait olduğunu ya da elinde bulunmadığını iddia eden taraf, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Taraflar arasında ziynetlerin akıbetine dair bir anlaşma ya da yöreye özgü bir örf-adet bulunmadığı sürece, kadına ve erkeğe takılan ve ekonomik değer taşıyan eşyalar kural olarak kendilerine ait kabul edilir; karşı cinse özgü olarak takılan ziynetler ise o cinse verilmiş sayılır.
Daire, dosyadaki mesaj kayıtlarında erkeğin “söz getireceğim, bıktım artık bu konudan” demek suretiyle ziynetlerin kendisinde olduğunu ve iade edeceğini üstü kapalı biçimde kabul ettiğini tespit etmiştir. Bu yazışmalarla ispat yükünün erkeğe geçtiği, buna rağmen erkeğin ziynetleri kadına teslim ettiğine dair herhangi bir delil sunamadığı vurgulanmıştır. Bu gerekçelerle ziynet alacağı talebinin reddine ilişkin karar bozulmuş; dosyanın kadın lehine yeniden değerlendirilmek üzere gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararın Önemi
Bu karar, ziynet eşyası davalarında ispat yükünün taraflar arasındaki yazışmalar, mesaj kayıtları gibi dijital delillerle yer değiştirebileceğini somut biçimde ortaya koyması bakımından önemlidir. Uygulamada sıkça karşılaşılan “takılar bende değil, ailesinde/eşimde kaldı” savunmasının, karşı tarafın elindeki mesaj veya yazışma kayıtları karşısında tek başına yeterli olmayabileceğini; bu tür yazışmalarda ziynetin varlığının ve kimde bulunduğunun üstü kapalı biçimde kabul edilmesi hâlinde ispat külfetinin karşı tarafa geçebileceğini göstermektedir. Bu nedenle ziynet eşyası uyuşmazlıklarında WhatsApp, SMS gibi yazışmaların dava dosyasına usulüne uygun şekilde sunulması büyük önem taşımaktadır.
Not: Bu yazı, ilgili Yargıtay kararının kamuya açık kaynaklardan derlenen özetidir; somut bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kendi durumunuza özgü değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.
Kaynak: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2023/5704 E., 2024/2402 K. — hukukihaber.net, karamercanhukuk.com
Kategoriler
Son Yazılar
Arşivler