Distribütörlük veya toptan satış yapan işletmelerde, bayi ağının sağlıklı işleyebilmesi için genellikle bir asgari (ve bazen azami) yeniden satış fiyatı skalası belirlenir; her bayi bu aralığın dışına çıkamaz. Bu yazının konusu, böyle bir sistemde işletme ortaklarından birinin ayrı bir şirket kurarak (şahıs şirketi olması şart değildir), bu yeni şirket üzerinden esas işletmeden cüzi bir bedelle ürün temin etmesi ve bu ürünleri diğer bayilere uygulanan asgari fiyatın da altında piyasaya sürmesi durumudur. Bu davranışın hem şirket içi hem de piyasa ilişkileri bakımından doğurduğu hukuki sonuçlar aşağıda ele alınmaktadır.
Olayın Hukuki Nitelendirmesi
Tarif edilen senaryoda üç ayrı menfaat dairesi aynı anda zedelenmektedir: birincisi, ortağın kendi şirketine karşı taşıdığı sadakat ve rekabet etmeme yükümlülüğü; ikincisi, diğer bayilerin, sözleşmesel fiyat disiplinine uyarak faaliyet gösterirken bu disiplinin bizzat ortak tarafından bertaraf edilmesinden doğan zararı; üçüncüsü ise piyasada dürüst ve bozulmamış bir rekabet ortamının varlığı. Bu üç boyut, sırasıyla şirketler hukuku, sözleşme/bayilik hukuku ve haksız rekabet hukuku kurumlarıyla karşılık bulur.
Ortağın Sadakat ve Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Limited şirketlerde TTK m. 626, anonim şirketlerde ise TTK m. 396 uyarınca, şirket yöneticileri ve belirli konumdaki ortaklar, şirketin işletme konusuna giren ticari işlemleri kendi veya başkası hesabına yapamaz, aynı türden ticaret yapan bir şirkete sorumluluğu doğuracak şekilde ortak olamaz. Ortağın, esas şirketle aynı ürünleri aynı bayi ağına (hatta bu ağın fiyat disiplinini bozarak) satan ayrı bir şirket kurması, tipik bir rekabet yasağı ihlalidir. Bu ihlalin tespiti hâlinde şirket, hem söz konusu ortaktan doğan zararın tazminini hem de duruma göre TTK m. 626/2 ve genel hükümler çerçevesinde ortağın bu faaliyetten elde ettiği kazancın şirkete devrini (kâra katılma/devir talebi) isteyebilir.
Kendi Kurduğu Şirkete Ayrıcalıklı Fiyat: Kendisiyle İşlem Yapma ve Eşitlik İlkesinin İhlali
Ortağın, esas şirketten diğer bayilere uygulanmayan, çok düşük bir “fiyat çıktısı” ile ürün alması, şirketle kendi arasında bir çıkar çatışması (menfaat çatışması) doğurur. Böyle bir fiyatlandırmanın şirket yönetim organınca (ortaklar kurulu/yönetim kurulu) usulüne uygun onaylanmadığı, piyasa/emsal koşullara dayanmadığı hâllerde, işlem TTK m. 626 kapsamındaki özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırılık oluşturur; şirketin bu işlemden doğan zararının tazmini istenebilir. Ayrıca diğer bayilerle yapılan sözleşmelerde fiyat disiplinine uyma yükümlülüğü varsa, ortağın kurduğu şirket bu sözleşmenin tarafı olmasa da, ortağın bizzat bu yolla sözleşme disiplinini dolanması, sadakat borcuna ve dürüstlük kuralına (TMK m. 2) aykırılık teşkil eder.
Haksız Rekabet: Tedarik Fiyatının Altında Satış (TTK m. 55/1-a-6)
TTK m. 55/1-a-6, malın veya hizmetin, tedarik fiyatının altında ve önemli bir gerekçe olmaksızın, üstelik bu düşük fiyatları reklam aracı olarak kullanarak satışa sunulmasını dürüstlük kuralına aykırı bir ticari uygulama, dolayısıyla haksız rekabet hâli olarak düzenlemiştir. Yargıtay uygulamasında bu maddenin uygulanabilmesi için gerçek “tedarik fiyatının” doğru hesaplanması büyük önem taşır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin E. 2017/1916, K. 2018/7379, T. 26.11.2018 sayılı kararında, tedarik fiyatının yalnızca alış bedelinden ibaret olmadığı; iskonto, tenzilat, nakliye, paketleme ve sigorta gibi kalemlerin de hesaba katılarak gerçek maliyetin belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun E. 2017/117, K. 2018/1883, T. 11.12.2018 sayılı kararında ise, tedarik fiyatının altında satış iddialarının, sektöre hâkim ve mali konularda uzman bilirkişi heyeti raporuyla somut biçimde ortaya konması gerektiğine hükmedilmiştir.
Anlatılan senaryoda, ortağın kurduğu şirketin ürünleri gerçek maliyetinin (ortağın esas işletmeden aldığı cüzi bedel değil, işletmenin normal koşullarda diğer bayilere uyguladığı fiyatın) altında sürmesi, bu içtihatlar ışığında TTK m. 55/1-a-6 kapsamında değerlendirilebilecek güçlü bir haksız rekabet iddiasıdır. Böyle bir davada, gerçek tedarik/maliyet fiyatının bilirkişi marifetiyle tespiti dava sürecinin kilit noktasını oluşturur.
Diğer Bayilerin Durumu ve Bayilik Sisteminin Bozulması
Fiyat disiplinine uyan diğer bayiler, ortağın kurduğu şirketle haksız bir fiyat rekabetiyle karşı karşıya kalır. Bu bayiler, hem sözleşmeye dayalı olarak esas işletmeden (fiyat disiplinini bizzat ihlal ettiği için) sözleşmesel sorumluluk talep edebilir hem de haksız rekabetin doğrudan mağduru sıfatıyla TTK m. 56 kapsamında dava açabilirler. TTK m. 56 uyarınca haksız rekabet nedeniyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşan kişi; fiilin tespitini, önlenmesini, sonucu ortadan kaldırılmayı ve maddi-manevi tazminatı talep edebilir.
Şirketin ve Ortakların Başvurabileceği Hukuki Yollar
Rekabet yasağı ihlali nedeniyle tazminat/kazancın şirkete devri davası (TTK m. 626, m. 396 ve ilgili genel hükümler)
Haksız rekabetin tespiti, men’i ve tazminatı davası (TTK m. 56)
Haklı sebeple ortaklıktan çıkarma (TTK m. 640/551) — ortağın davranışının şirketle çalışmayı çekilmez hâle getirdiği durumlarda
Bilirkişi incelemesiyle desteklenen zarar hesabı — Yargıtay içtihadına uygun biçimde gerçek tedarik/maliyet fiyatının tespiti davanın temelini oluşturur
Sonuç
Bir işletme ortağının, kurduğu ayrı bir şirket üzerinden esas işletmeden ayrıcalıklı ve düşük bir bedelle ürün temin edip bunu bayi ağının fiyat disiplinini bozacak şekilde piyasaya sürmesi; hem şirketler hukuku bakımından rekabet yasağı ve sadakat yükümlülüğünün, hem de haksız rekabet hukuku bakımından TTK m. 55/1-a-6’nın ihlalini gündeme getirebilecek çok yönlü bir sorundur. Bu tür durumlarda hem şirketin hem de mağdur bayilerin haklarını koruyabilmesi için, gerçek maliyet/tedarik fiyatının bilirkişi marifetiyle ortaya konması ve doğru dava türünün zamanında seçilmesi belirleyici önem taşır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olayınıza özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Benzer bir durumla karşı karşıyaysanız, hak kaybına uğramamak için bir avukata danışmanızı öneririz.
Kaynaklar: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/1916, K. 2018/7379, T. 26.11.2018; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/117, K. 2018/1883, T. 11.12.2018 (taskinsimsek.com)
Distribütörün Ortağının Kurduğu Ayrı Şirketle Bayi Fiyat Skalasını Bozması: Hukuki Değerlendirme
Distribütörlük veya toptan satış yapan işletmelerde, bayi ağının sağlıklı işleyebilmesi için genellikle bir asgari (ve bazen azami) yeniden satış fiyatı skalası belirlenir; her bayi bu aralığın dışına çıkamaz. Bu yazının konusu, böyle bir sistemde işletme ortaklarından birinin ayrı bir şirket kurarak (şahıs şirketi olması şart değildir), bu yeni şirket üzerinden esas işletmeden cüzi bir bedelle ürün temin etmesi ve bu ürünleri diğer bayilere uygulanan asgari fiyatın da altında piyasaya sürmesi durumudur. Bu davranışın hem şirket içi hem de piyasa ilişkileri bakımından doğurduğu hukuki sonuçlar aşağıda ele alınmaktadır.
Olayın Hukuki Nitelendirmesi
Tarif edilen senaryoda üç ayrı menfaat dairesi aynı anda zedelenmektedir: birincisi, ortağın kendi şirketine karşı taşıdığı sadakat ve rekabet etmeme yükümlülüğü; ikincisi, diğer bayilerin, sözleşmesel fiyat disiplinine uyarak faaliyet gösterirken bu disiplinin bizzat ortak tarafından bertaraf edilmesinden doğan zararı; üçüncüsü ise piyasada dürüst ve bozulmamış bir rekabet ortamının varlığı. Bu üç boyut, sırasıyla şirketler hukuku, sözleşme/bayilik hukuku ve haksız rekabet hukuku kurumlarıyla karşılık bulur.
Ortağın Sadakat ve Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Limited şirketlerde TTK m. 626, anonim şirketlerde ise TTK m. 396 uyarınca, şirket yöneticileri ve belirli konumdaki ortaklar, şirketin işletme konusuna giren ticari işlemleri kendi veya başkası hesabına yapamaz, aynı türden ticaret yapan bir şirkete sorumluluğu doğuracak şekilde ortak olamaz. Ortağın, esas şirketle aynı ürünleri aynı bayi ağına (hatta bu ağın fiyat disiplinini bozarak) satan ayrı bir şirket kurması, tipik bir rekabet yasağı ihlalidir. Bu ihlalin tespiti hâlinde şirket, hem söz konusu ortaktan doğan zararın tazminini hem de duruma göre TTK m. 626/2 ve genel hükümler çerçevesinde ortağın bu faaliyetten elde ettiği kazancın şirkete devrini (kâra katılma/devir talebi) isteyebilir.
Kendi Kurduğu Şirkete Ayrıcalıklı Fiyat: Kendisiyle İşlem Yapma ve Eşitlik İlkesinin İhlali
Ortağın, esas şirketten diğer bayilere uygulanmayan, çok düşük bir “fiyat çıktısı” ile ürün alması, şirketle kendi arasında bir çıkar çatışması (menfaat çatışması) doğurur. Böyle bir fiyatlandırmanın şirket yönetim organınca (ortaklar kurulu/yönetim kurulu) usulüne uygun onaylanmadığı, piyasa/emsal koşullara dayanmadığı hâllerde, işlem TTK m. 626 kapsamındaki özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırılık oluşturur; şirketin bu işlemden doğan zararının tazmini istenebilir. Ayrıca diğer bayilerle yapılan sözleşmelerde fiyat disiplinine uyma yükümlülüğü varsa, ortağın kurduğu şirket bu sözleşmenin tarafı olmasa da, ortağın bizzat bu yolla sözleşme disiplinini dolanması, sadakat borcuna ve dürüstlük kuralına (TMK m. 2) aykırılık teşkil eder.
Haksız Rekabet: Tedarik Fiyatının Altında Satış (TTK m. 55/1-a-6)
TTK m. 55/1-a-6, malın veya hizmetin, tedarik fiyatının altında ve önemli bir gerekçe olmaksızın, üstelik bu düşük fiyatları reklam aracı olarak kullanarak satışa sunulmasını dürüstlük kuralına aykırı bir ticari uygulama, dolayısıyla haksız rekabet hâli olarak düzenlemiştir. Yargıtay uygulamasında bu maddenin uygulanabilmesi için gerçek “tedarik fiyatının” doğru hesaplanması büyük önem taşır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin E. 2017/1916, K. 2018/7379, T. 26.11.2018 sayılı kararında, tedarik fiyatının yalnızca alış bedelinden ibaret olmadığı; iskonto, tenzilat, nakliye, paketleme ve sigorta gibi kalemlerin de hesaba katılarak gerçek maliyetin belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun E. 2017/117, K. 2018/1883, T. 11.12.2018 sayılı kararında ise, tedarik fiyatının altında satış iddialarının, sektöre hâkim ve mali konularda uzman bilirkişi heyeti raporuyla somut biçimde ortaya konması gerektiğine hükmedilmiştir.
Anlatılan senaryoda, ortağın kurduğu şirketin ürünleri gerçek maliyetinin (ortağın esas işletmeden aldığı cüzi bedel değil, işletmenin normal koşullarda diğer bayilere uyguladığı fiyatın) altında sürmesi, bu içtihatlar ışığında TTK m. 55/1-a-6 kapsamında değerlendirilebilecek güçlü bir haksız rekabet iddiasıdır. Böyle bir davada, gerçek tedarik/maliyet fiyatının bilirkişi marifetiyle tespiti dava sürecinin kilit noktasını oluşturur.
Diğer Bayilerin Durumu ve Bayilik Sisteminin Bozulması
Fiyat disiplinine uyan diğer bayiler, ortağın kurduğu şirketle haksız bir fiyat rekabetiyle karşı karşıya kalır. Bu bayiler, hem sözleşmeye dayalı olarak esas işletmeden (fiyat disiplinini bizzat ihlal ettiği için) sözleşmesel sorumluluk talep edebilir hem de haksız rekabetin doğrudan mağduru sıfatıyla TTK m. 56 kapsamında dava açabilirler. TTK m. 56 uyarınca haksız rekabet nedeniyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari işletmesi zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşan kişi; fiilin tespitini, önlenmesini, sonucu ortadan kaldırılmayı ve maddi-manevi tazminatı talep edebilir.
Şirketin ve Ortakların Başvurabileceği Hukuki Yollar
Sonuç
Bir işletme ortağının, kurduğu ayrı bir şirket üzerinden esas işletmeden ayrıcalıklı ve düşük bir bedelle ürün temin edip bunu bayi ağının fiyat disiplinini bozacak şekilde piyasaya sürmesi; hem şirketler hukuku bakımından rekabet yasağı ve sadakat yükümlülüğünün, hem de haksız rekabet hukuku bakımından TTK m. 55/1-a-6’nın ihlalini gündeme getirebilecek çok yönlü bir sorundur. Bu tür durumlarda hem şirketin hem de mağdur bayilerin haklarını koruyabilmesi için, gerçek maliyet/tedarik fiyatının bilirkişi marifetiyle ortaya konması ve doğru dava türünün zamanında seçilmesi belirleyici önem taşır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olayınıza özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Benzer bir durumla karşı karşıyaysanız, hak kaybına uğramamak için bir avukata danışmanızı öneririz.
Kaynaklar: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/1916, K. 2018/7379, T. 26.11.2018; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/117, K. 2018/1883, T. 11.12.2018 (taskinsimsek.com)
Kategoriler
Son Yazılar
Arşivler