Boşanma Davalarında Mal Rejiminin Tasfiyesi - Avukat İlayda Yıldız

    You are currently here!
  • Home
  • Genel Boşanma Davalarında Mal Rejiminin Tasfiyesi

Boşanma Davalarında Mal Rejiminin Tasfiyesi

4 Aralık 2023 İlayda YILDIZ Comments Off

Boşanma Davalarında Mal Rejimi

Evlilik birliğinde kazanılan varlıklar ortak değerlere işaret eder; kişisel varlıklar ise paylaşılmayan değerlerdir. Boşanma sonrasında mal rejiminin tasfiyesi davasıyla, eşler arasında mal paylaşımı gerçekleştirilir. Mal paylaşımı, teknik ve boşanma avukatı bakış açısından önemli bir konudur.

2002 yılından itibaren geçerli olan düzenleme, eşlerin yasal mal rejiminin edinilmiş mallara katılma şeklinde olacağını belirtmektedir. Bu düzenlemeye göre, eşler birbirlerinin edinilmiş mallarına katılır; ayrıca sadece kendi kişisel malları üzerinde hak sahibidirler. Katılma rejiminde, her iki tarafın malvarlığı üzerinde eşit haklara sahip olmaları öngörülmüştür.

Diğer taraftan, 2001 öncesinde gerçekleşen evliliklerde, mal paylaşımı için “Mal Paylaşımı Rejimi” uygulanır. Bu rejimde, eşler sadece kendi adlarına kayıtlı mallar üzerinde hak talep edebilirler. Eğer bir mal, eşlerden birinin adına kayıtlı değilse, genellikle hak iddiasında bulunmak mümkün değildir.

Boşanmada Hangi Mallar Paylaşılabilir?

Boşanma davasında mal paylaşımı, edinilmiş malvarlığının paylaşılmasını içerir. Bu, her eşin evlilik süresince karşılığını vererek elde ettiği malların, yani ortak değerlerin, evliliğin sona ermesi durumunda eşler arasında bölüşülmesini ifade eder.

TMK m. 219 uyarınca  “Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği değerlerdir.” 

TMK m. 219’a göre örnekleme yöntemi ile edinilmiş (paylaşıma tabi) mallar şunlardır:

1. Çalışmanın karşılığında edinilen eşyalar,
2. SGK ve benzeri kurumlardan yapılan ödemeler,
3. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
4. Kişisel malların gelirleri,
5. Edinilmiş malların yerine geçen değerler,
6. Şirket hisselerinden edinilen (veya edinilecek) kar payı veya şirketin kar payı vermek yerine yaptığı yatırımlar,
7. Maaş veya çalışma karşılığı edinilen parayla alınan şeyler,
8. Maaştan biriktirilen para,
9. Evlilik birliği içerisinde alınan otomobil vb.,
10. Evlilik birliği içerisinde alınan taşınmazlar (gayrimenkuller),
11. Vizite ücreti, prim, bahşiş, ikramiye,
12. Yaratılan eserlerden kazanılan para,
13. Yüklenici sıfatıyla faaliyet sonunda sağlanan kazanç,
14. İşsizlik maaşı,
15. SGK ödemeleri,
16. Kıdem tazminatı,
17. Kişisel eşya olan bir gayrimenkulün kira geliri. Bu noktada, kişisel mal gelirinin harcanmamış olduğu, tasarruf edildiği kanıtlanmalıdır.
18. Bankada kişisel eşya olan bir paranın durduğu vadeli mevduatın getirdiği faiz,
19. Kişisel eşya sayesinde elde edilen para,
20. Edinilmiş malların satışından kazanılan parayla elde edilen şeyler (ikame değerler),
21. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılığı edinilen şeyler,
22. Ödüller,
23. Emeklilik ikramiyesi,
24. Bireysel emeklilik (primleri edinilmiş mallardan ödenmişse).
25. Taksitli alışverişlerde evlilik boyunca ödenen taksit karşılığı pay talep edilebilir.
26. Taksitle alınan bir eşyanın taksiti boşanmadan sonraki zamanlara kadar uzamış olsa bile diğer eşin bu eşya üzerinde bir kısım hakkı bulunmaktadır.

Boşanma Durumunda Hangi Mallar Paylaşılmaz?

Boşanmada mal paylaşımı kapsamında kişisel mallar evliliğin bitmesi halinde paylaşmaya tabi olmayan mallardır. Bunlar;

  • Eşlerden sadece bir tanesinin kişisel olarak kullandığı kendi eşyaları,
  • Evlilik öncesinde eşlerden birine ait bulunan şeyler
  • Evlilik sırasında miras kalan şeyler
  • Evlilik sırasında başka bir şekilde karşılıksız (bedel ödemeksizin) kazanılan değerler,
  • Manevi tazminat alacakları,
  • Kişisel malların yerine geçen değerlerdir.

Evlilik sırasında eşlerden birine kendi akrabaları tarafından yapılan hibeler, kişisel mal olarak kabul edilir ve boşanma durumunda paylaşılmaz. Örnek olarak, bir ev satış olarak gösterilse bile, eğer bir eşin kendi babası tarafından bağışlanmışsa, bu ev boşanma davasında mal paylaşımına tabi olmaz.

Ancak, bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden eş, bunu ispatla yükümlüdür. Boşanma avukatı, özellikle ispat konusunda dikkatli bir çalışma yürütmelidir. Aksi ispat edilinceye kadar, tüm mallar genel olarak edinilmiş kabul edilir ve paylaşıma tabi tutulur.

Boşanmada Mal Paylaşım Davası

Boşanmada mal paylaşım davası, yani mal rejiminin tasfiyesi davası, boşanma davası ile aynı dosyada görülmez. Pratikte, boşanma dava dilekçesi içinde mal paylaşım talebi bulunabilir. Ancak, hâkim genellikle mal paylaşım davası ve boşanma davasını ayırır. Bu ayrım dosyaların tefrik edilmesi olarak adlandırılır. İki dava birbirinden bağımsız olarak yürütülür ve ayrı esas numaraları alır.

Diğer bir seçenek ise mal rejiminin tasfiyesi davasının boşanma kararı kesinleştikten sonra açılmasıdır. Bu dava, kesinleşmiş boşanma kararı ve malvarlığına ilişkin tüm iddia, talep ve delillerin eklenmesiyle başlatılır.

Evet, boşanma davasında mal paylaşımı davası bekletilebilir. Bu duruma “bekletici mesele” adı verilir. Mal paylaşımı davası, genellikle boşanma davasının sonuçlanmasının ardından karara bağlanır. Bekletici mesele, mal paylaşımının boşanma davasının sonuçlarına bağlı olarak ele alınmasını sağlar. Dolayısıyla, mal paylaşımı davasının sonuçları, boşanma davasının neticelerine göre şekillenir ve bu durum, hâkimin her iki davayı koordineli bir şekilde değerlendirmesine olanak tanır.

Mal Paylaşımı Davasında Yetkili Ve Görevli Mahkeme

Boşanırken mal paylaşımı (mal rejiminin tasfiyesi) davası boşanma davasının görüldüğü mahkemede açılır.

Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı

Boşanma durumunda mal paylaşımı (mal rejiminin tasfiyesi) davası açılması için, boşanma davası kararının kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi bulunmaktadır. Bu süre içinde açılabilen mal paylaşımı davasında görevli mahkeme genellikle aile mahkemesidir. Ancak, aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise asliye hukuk mahkemesi mal paylaşımı davasına bakabilir. Bu düzenleme, mal paylaşımı davasının belirli bir süre içinde açılması ve uygun mahkemede görülmesini sağlamak amacıyla getirilmiştir.

Mal Paylaşımı Davasında Neler Talep Edilebilir?

Mal paylaşımı davası ile üç farklı talepte bulunulabilir.

Katılma Alacağı

Boşanma durumunda eşlerden her biri, malvarlığının yarı yarıya paylaştırılması için “edinilmiş mallara katılma rejimi” esaslarına göre alacak hakkına sahiptir. Bu alacak hakkının hesaplanması Türk Medeni Kanunu’na göre aşağıda detaylı bir şekilde açıklanmaktadır:

1. **Eklenen Değerler:**
– TMK 229. maddeye göre, eşin malvarlığından fiilen çıkmış olup da hukuken malvarlığında mevcutmuş gibi kabul edilerek hesaplanan bu malvarlığı değerlerine “eklenecek değerler” denir.

2. **Denkleştirme:**
– Bir eşin kişisel mallarına ilişkin borçları, evlilik içi veya evlilik dışı olsa da, o eşin kişisel malı ile evlilik içinde edinilmiş malı arasında oluşan yarar veya zararı dengelemek için bir hesaplama yapılması gerekir. Bu dengeleme hesaplamasına “denkleştirme” denir (TMK m. 230).

3. **Katılma Alacağı Hesaplaması:**
– Eklenen değerler ve denkleştirme de yapılarak eşin evlilik birliği içerisinde edinilmiş tüm mallarının toplam değerinden (TMK m. 219), bu mallara dair borçlar çıkartıldıktan sonra geriye kalan değer eşler arasında “katılma alacağı” olarak kabul edilir.

4. **Paylaşım:**
– Katılma alacağı yarı yarıya paylaşılır (TMK m. 236/1). Eşler arasında katılma alacağı olarak yarı yarıya paylaşılan bu değerlere “artık değer” (TMK m. 231) denir.

Bu süreç, boşanma sonucunda eşler arasında adil bir mal paylaşımı sağlamak üzere belirli hukuki kurallara dayanmaktadır.

Katkı Payı Alacağı 

Katkı payı alacağı, eski (mülga) Medeni Kanun’a göre geçerli olan bir talep sistemidir. Bu sistemde, bir eşin aldığı mala katkı sunan diğer eş, boşanma durumunda katkı payı alacağı talep edebilir.

Katkı payı, bir eşin malvarlığına kendi malvarlığından veya emeğinden kaynaklanan bir katkıda bulunması durumunda ortaya çıkar. Boşanma durumunda, diğer eş, bu katkının karşılığı olarak katkı payı talep edebilir. Eski Medeni Kanun döneminde, mal rejimi olarak “edinilmiş mallara katılma rejimi” yerine, katkı payı alacağı esas alınmaktaydı.

Ancak, 2002 yılında yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanunu’nda mal rejimi sistemi değiştiği için artık “katılma alacağı” sistemi esas alınmaktadır. Bu nedenle, boşanma durumlarında genellikle “katılma alacağı” hesaplaması yapılır ve talep edilir. Eski Medeni Kanun’a göre geçerli olan katkı payı alacağı sistemine artık yeni Medeni Kanun’da rastlanmamaktadır.

Değer Artışı Payı Alacağı 

Değer artışı payı alacağı, Türk Medeni Kanunu’na göre belirlenen bir durumdur. Bu alacak hakkı, eşlerden birinin diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun karşılık almaksızın esaslı bir katkıda bulunduğu durumda ortaya çıkar. Bu durumda, tasfiye sırasında söz konusu malda oluşabilecek değer artışı için katkısı oranında sahip olduğu alacak hakkı doğar (TMK m. 227).

Örneğin, evlilik öncesinde alınmış bir ev, evlilik sırasında bir eş tarafından tadilat edilmişse, bu tadilat kısmında diğer eş, değer artışı payı alacağına hak sahibi olabilir. Bu, değer artışının esaslı katkıda bulunan eşin katkısı oranında paylaşılmasını sağlayan bir hükümdür.

Değer artışı payı, eşler arasında adil bir mal paylaşımını temin etmek üzere tasfiye sırasında dikkate alınan bir ilkedir ve her eşin mülkiyetindeki malın değerindeki artışa göre hesaplanır.

Mal Paylaşım Davasının Açılması

Mal paylaşımı davası, boşanma davası ile birlikte açılabileceği gibi, boşanma davasından sonra da ikame edilebilir. Ancak, önemli bir kural olarak belirtilmelidir ki, mal paylaşımı davası, boşanma kararının kesinleşmesinden önce karara bağlanamaz. Bu durum, mal paylaşımının, boşanma davasının sonuçlarına bağlı olarak değerlendirilmesini sağlar.

Eşlerden her biri diğerinin malvarlığı açısından yarı yarıya hak sahibidir, ancak bazı durumlarda bir eş diğerine karşı hak iddia edemeyebilir. Boşanma davasının açılma usulü, mal rejiminin tasfiyesi için de geçerlidir.

Anlaşmalı boşanma davasında, taraflar arasında bir anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanarak mal paylaşımı kesin bir şekilde belirlenebilir. Çekişmeli boşanma davasında ise boşanma dilekçesinde “mal paylaşımı talep beyanı” belirtilerek boşanma davası kararının sonuçlanmasının ardından mal paylaşım davası açılabilir. Bu, mal paylaşımının adil bir şekilde gerçekleştirilmesini ve her iki eşin de haklarının korunmasını sağlamak adına önemli bir süreçtir.

Boşanmada Mal Paylaşımı – Eşlerin Paylarının Hesaplanması

Evlilik veya mal rejimi sona erdiğinde, edinilmiş malların tasfiye anındaki değerleri tespit edilerek hesap yapılır.

Boşanmada Mal Paylaşımında Mallara Eklenecek Değerler

bahsedilen durumlar çerçevesinde aşağıdaki değerler, edinilmiş mallara eklenir ve paylaşılır:

  1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki 1 yıl içerisinde diğer eşin rızası olmaksızın olağan hediyeler dışında karşılıksız olarak üçüncü kişilere verdiği değerler (karşılıksız kazandırmalar):

    • Örneğin, bir eşin diğer eşin rızası olmaksızın mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde başka bir kişiye hediye olarak verdiği değerler, mal paylaşımında dikkate alınır ve paylaşıma tabi tutulur.
  2. Bir eşin diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yaptığı devirler:

    • Eşlerden biri, mal paylaşımı sırasında diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla mal devri yapmışsa, bu devirler malın devredildiği tarihteki değer üzerinden paylaşıma tabi tutulur.

Bu durumlar, mal rejiminin tasfiyesi sırasında adil bir paylaşımın sağlanması için önemli olan özel durumları temsil eder. Her iki eşin de katılma alacağını etkileyebilecek bu değerler, mal paylaşımı esnasında dikkate alınır ve adil bir paylaşımın gerçekleştirilmesine katkıda bulunur.

Boşanmada Mal Paylaşımında Denkleştirme

Denkleştirme, bir eşin diğer eş için yaptığı ödemelerin geri istenmesi olarak tanımlanabilir. Türk Medeni Kanunu’nun 230/1. maddesi uyarınca, bir eşin kişisel mallarına ilişkin borçlar, ortak/edinilmiş mallardan ödenmişse veya edinilmiş/ortak borç kişisel mallardan ödenmişse, mal rejiminin tasfiyesi sırasında denkleştirme talep edilebilir. Bu durumda, yapılan ödemelerin geri istenmesi için denkleştirme talebi, mal paylaşımı sürecinde gündeme gelebilir ve adil bir paylaşımın sağlanmasına katkıda bulunabilir.

Boşanmada Mal Paylaşımında Artık Değer Hesaplaması

Artık değer, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ait borçların çıkarılmasından sonra kalan miktardır. Bu hesaplamaya eklenme ve denkleştirme de dahil edilirken, değer eksilmesi dikkate alınmaz. Mal rejiminin tasfiyesi sonucunda alacak hakkı olarak sahip olacakları katılma payı alacağı, artık değerin yarısıdır.

Artık değeri tespit etmek için önce malvarlığı değeri tespit edilir, buna “aktif değer” denir. Bu aktif değer, tasfiye sırasında mevcut olan edinilmiş malları, eklenen değerleri ve kişisel mallara giden edinilmiş malların karşılıklarını içerir.

Bu aktif değerden değer artış payı, edinilmiş mallara giden kişisel malların karşılıkları ve borçlar çıkarılarak kalan değer artık değeri oluşturur. Bu değer, mal rejiminin tasfiyesi sonucunda eşlerin alacak haklarına dayanak teşkil eder ve paylaşım sürecinde önemli bir rol oynar.

Boşanmada Mal Paylaşımında Değer Artış Payının Hesaplanması

  1. Katkıda Bulunulan Mal:

    • Bir eş, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiçbir karşılık veya makul bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malın değer artışı için katkısı oranında alacak hakkı olur.
  2. Değer Artışı Hesaplaması:

    • Değer tespiti boşanma sırasındaki değerden hesaplanır. Malın değer artışı olmuşsa, bu artış miktarının yarısı katkıda bulunan eşin alacak hakkını oluşturur. Ancak, değer kaybı olmuşsa, katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.
  3. Katkı Oranı ve Değer Artış Payı:

    • Değer artış payı alacağının belirlenmesi için katılma oranı belirlenir. Örnekte verildiği gibi, katılma oranı kullanılarak değer artış payı hesaplanır.

Bu süreç, mal rejiminin tasfiyesi sırasında adil bir paylaşımın sağlanmasına yönelik önemli bir hesaplama ve değerlendirme sürecidir. Katkıda bulunan eşin, malın değer artışından adil bir şekilde pay alabilmesini sağlamak amacıyla uygulanan bir ilkedir.

Boşanmada Mal Paylaşımında Katılma Alacağı Hesaplaması

Her eş, diğer eşe ait olan artık değerin yarısı kadar hakkını talep eder. Bu haklar arasında takas yapılarak mal paylaşımı gerçekleştirilir.

Eşin mal paylaşımından elde edeceği alacaklar, bir sözleşme ile değiştirilebilir. Ayrıca, zina veya hayata kast nedeniyle açılan boşanma davalarında mahkeme tarafından bu alacaklar azaltılabilir veya tamamen kaldırılabilir.

Örneğin, 50.000 TL değerinde bir artık değer bulunuyorsa, her bir eşin payı 25.000 TL olarak belirlenir. Ancak, hakim boşanma davasında kusurlu olan eş aleyhine bir değişiklik yaparak, bu eşin payını 10.000 TL’ye indirebilir veya hiç değer artış payı almamasına karar verebilir. Bu tür bir kararın alınabilmesi için boşanma davasının zina veya hayata kast nedeniyle açılmış olması gerekmektedir.

2002’den Önce Evlenenlerde Mal Paylaşımı Nasıl Gerçekleşir?

01.01.2002 tarihinden önce evlenmiş olan bireylerin boşanma sırasında mallarının tasfiyesi 2’ye ayrılır:

  1. 01.01.2002 tarihinden önce edinilen mallar
  2. 01.01.2002 tarihinden sonra edinilen mallar

Bunların hukuken incelenmesi ayrı ayrı yapılacaktır.

01.01.2002 tarihinden önce edinilen mallar

Medeni Kanun, eşler arasında Mal Ayrılığı Rejimi’ni öngörmekteydi. Bu rejime göre, 01.01.2002 tarihinden önce satın alınan malların mülkiyeti, üzerine kayıtlı olan eşe aittir. Bu mallar, mal tasfiyesine tabi tutulmaz. Ancak, bir eşin üstüne kayıtlı malın satın alınmasında diğer eşin de katkısı bulunuyorsa, boşanma sonrasında bu maldan yararlanamayacak olan eş, diğer eşten katkı payı alacağı talep edebilir. Bu durumda, eşler arasında katkı payı, malın edinilmesindeki maddi katkılara göre adil bir şekilde belirlenecektir.

01.01.2002 tarihinden sonra edinilen mallar

Bu tarihten sonra yürürlüğe giren Medeni Kanun’da, malların yarı yarıya paylaşımı esas alınarak Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi yasal mal rejimi olarak kabul edilmiştir. Hem 2002 öncesi hem de sonrasında uygulanan mal rejimlerinin ortak özelliği, evlenmeden önce satın alınan malların, evlilik öncesinde kimin üzerine kayıtlıysa, o kişinin kişisel malı sayılacağıdır.

Boşanmada Mal Paylaşımı ve Nafaka Ödemeleri Nasıl Yapılmakta?

oşanma durumunda mal paylaşımında, değerler genellikle para veya eşya olarak ödenebilir. Ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren faiz işletilir. Ancak, eğer bir eşin mal paylaşımında borçlu olduğu değeri ödemesi, kendisi için ciddi güçlükler oluşturuyorsa, borçlu eş ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini talep edebilir. Bu durumda, diğer eş, erteleme talebinde bulunan eşin taahhüt ettiği ödemelerin güvencesi olarak teminat gösterilmesini isteyebilir.

Evlilik Birliği İçinde Alınan Ev Boşanınca Kimin Olur?

Evliyken alınan ev, genellikle edinilmiş mal olarak kabul edilir. Ancak, evlilikte mal paylaşımı bakımından, kişisel mallar grubuna giren varlıklardan elde edilen gelir ile alınan ev kişisel mal sayılır. Örneğin, evlilik sırasında satın alınan bir ev, eşlerden birine miras kalan para veya düğünde takılan altınlar gibi kişisel kaynaklarla alınmışsa, bu ev kişisel mal olarak kabul edilir ve boşanma durumunda genellikle paylaşıma tabi tutulmaz. Bu durum, evin edinilme şekli ve kullanılan kaynaklara bağlı olarak değerlendirilir.

Evlilik Öncesi Alınmış Ev Boşanma Gerçekleşince Kimin Olur?

Eğer bir ev, evlilik öncesinde eşlerden biri tarafından alınmış ve tamamı ödenmişse, genellikle boşanma durumunda eşler arasında paylaşıma tabi tutulmaz. Ancak, eğer evin kredi ödemeleri evlilikten sonra devam ediyorsa, bu durumda evin evlilik tarihinden sonra kredi ile ödenen kısmı eşler arasında paylaşıma tabi olabilir. Boşanma durumunda gayrimenkul paylaşımı, evin mülkiyetinin ve ödeme süreçlerinin evlilik öncesi ve sonrasına göre değerlendirilir. Bu durum, evin alındığı şartlara ve ödeme koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterebilir.
 

Evlilik Öncesi Sözleşme

Eşler, evlilik öncesi veya evlilik sonrasında imzalayacakları mal rejimi sözleşmesi veya evlilik öncesi sözleşme ile;

  1. Mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara (ortak değerler) dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin, ve
  2. Kişisel malların gelirlerinin

kişisel mal sayılacağını kararlaştırabilirler. Dolayısıyla, evliliğin sona ermesi halinde bu değerlerin paylaşıma tabi olmayacağını belirleyebilirler.

Örneğin, edinilmiş mallara katılma rejiminde bir tarafa miras kalan veya önceden edinilmiş bir gayrimenkulün kira gelirleri genellikle edinilmiş mal sayılıp boşanma durumunda eşler arasında paylaşılır. Ancak, imzalanacak bir sözleşme ile bu gibi kira gelirlerinin paylaşıma dahil olmayacağı kararlaştırılabilir. Bu tür sözleşmeler, eşlerin malvarlıkları üzerinde daha fazla kontrol ve özel durumları düzenleme özgürlüğü sağlar.

Boşanma Davasında Kadın Hakları

Kadın, çalışmasa da evliliğe emeği ile katkı sağlamış olur. Bu nedenle, evlilik süresince elde edilen malların yarısı genellikle kadına aittir, ancak kişisel mallar ve evlilik sözleşmesi ile tasfiye dışında bırakılan mallar gibi istisnalar bulunmaktadır.

Düğünde takılan ziynet eşyaları, kadına aittir. Bu altınlar, örneğin satılarak bir ev alındığında, ev kadının kişisel malı sayılır ve eş hak iddia edemez. Ancak altınların evin bir kısmını ödemesi durumunda, ödenen kısım kadına ait olur; geriye kalan kısım eşler arasında paylaşılır.

Evlilik öncesine ait bir mal satılıp evlilik sırasında ortak bir mal alınıyorsa, ödenen para kadının kişisel malı sayılır. Bu durum, erkekler için de aynı şekilde geçerlidir. Bu tür durumlar, evlilik mülkiyet rejimleri ve mal rejimi sözleşmeleri ile düzenlenebilir.

Boşanmada Eşe Ait Şirkete İlişkin Hak Paylaşımı

Evlilikten önce kurulan bir şirkete ait hisseler kişisel mal sayılır ve boşanma durumunda paylaşıma tabi değildir. Ancak, evlilik boyunca şirketin hisseleri değer kazanmış veya şirket kar payı dağıtmışsa, diğer eş bu değerlerin yarısını talep edebilir. Eğer evlilik süresince şirket hisseleri kazanılmışsa, bu hisseler edinilmiş malvarlığına dahil edilir ve paylaşıma tabi olabilir. Ancak, hisselerin nasıl edinildiğine dair detaylı bir inceleme yapılır ve paylaşıma girmesi durumunda hisselere karşılık gelen değer (bedel) ödenir. Bu, evlilik mülkiyet rejimi ve mal rejimi sözleşmelerine göre değişebilir.

Şirket Kişisel Mal İse Boşanmada Diğer Eşin Payı Durumu Nedir?

Boşanmada şirket hissesi 2002 yılı öncesinde alındıysa, bu hisse eşin kişisel malıdır. Ancak, 2002 tarihinden boşanma tarihine kadar olan dönemde diğer eşin katılma alacağı doğabilir. Bu hak, şirket tarafından hissesi oranında temettü ödenmişse veya temettü ödenmemiş ancak şirkete ayın olarak ilave edilmişse ortaya çıkar. Boşanmada, şirket üzerine alınan mallar bu durumda paylaşılabilir. Bu hesaplama, mal rejiminin sona erdiği sırada (boşanma davasının açıldığı tarih) katılma alacağı olarak hesaplanır.

Miras yoluyla kalan şirket hisseleri kişisel mal olarak kabul edilir. Boşanmada, miras üzerinde eş hak iddia edemez.

Eşler birlikte bir şirket kurmuşlarsa, diğer eşe ait şirket payına yönelik katılma alacağı isteminde bulunamazlar; ancak, şirket payına yönelik katkı payı varsa bu katkıyı talep edebilirler.

Şirketin Edinilmiş Mal Kapsamında İse Boşanmada Diğer Eşin Payı Nedir?

Eğer şirket, evlilik birliği içerisinde edinilmiş mal statüsünde ise, yani evlilik süresince kurulan bir şirketse, ödenmemiş kar payı belirlenir. Bu belirlenen miktar “artık değer” olarak adlandırılır ve yarısı oranında katılma alacağına hükmedilir. Alacağa hükmedilen tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi talep edilmelidir.

Şirketten Kar Payı Ödemesi Yapılmışsa Boşanmada Paylaşıma Etkisi Nasıl Olur?

Eğer şirketten kar payı ödemesi yapılmışsa, öncelikle kar payının miktarı tespit edilir. Mal rejiminin sona erdiği tarihte şirketten elde edilen kar payının ulaştığı reel değer belirlenir ve bu miktar, mal rejiminin tasfiyesine dahil edilerek eşler arasında paylaştırılır.

Şirketten Elde Edilen Kar Şirkete Yatırım Olarak Kullanılmışsa Boşanmada Paylaşım Nasıl Etkilenir?

Eğer şirketin geliri kar payı olarak dağıtılmamış ve şirkete yatırım olarak kullanılmışsa, bu kar miktarının mal rejiminin sona erdiği tarihte ulaştığı reel değer belirlenir. Şirkete ait olan mallar, mal rejiminin tasfiyesine dahil edilir. Reel değer, TÜFE göz önünde bulundurularak tasfiye tarihindeki sürüm değeri üzerinden belirlenir.

Sermaye edinilmiş mallardan karşılanmışsa, değer artışı da edinilmiş mal sayılır. Ancak sermaye kişisel mallardan sağlanmışsa, değer artışının sebebi incelenir. Eğer değer artışı mal sahibinin özel bir çabası olmadan gerçekleşmişse konjonktürel değer artışı olarak kabul edilir ve bu kişisel mal sayılır. Özel bir çaba varsa, bu durum endüstriyel değer artışıdır ve edinilmiş mal olarak değerlendirilir.

Mükerrer tahsilin önlenmesi amacıyla, şahsın adına kayıtlı olmayan ancak şirketin adına kayıtlı olan mallar için katılma alacağına hükmedilemez. Öz sermayedeki artış miktarı dikkate alınarak artık değer belirlenir.

Boşanmada Şirket Hissesine Tedbir Konulması Durumunun Paylaşıma Etkisi

Boşanma davasında, genel olarak, şirket hisselerine ihtiyati tedbir koymak mümkün değildir. Ancak, mal paylaşımı davası sırasında, mahkeme tarafından şirket hisselerine ve diğer malvarlığına ihtiyati tedbir konulması talep edilebilir ve mahkeme tarafından bu talep uygun bulunursa tedbir uygulanabilir. Bu durum, davanın niteliğine ve tarafların taleplerine bağlı olarak değişebilir.

Boşanmada Hacizli Mal (İcralık Mallar) Paylaşımı 

Boşanmada hacizli mal paylaşımı, evlilik birliğinin kurulma tarihine ve uygulanan mal paylaşımı rejimine bağlı olarak değişiklik gösterir.

2002 öncesi evliliklerde mal paylaşımı edinilmiş malları kişisel mal saymaktadır. Bu durumda, hangi eşin hangi mal üzerinde yasal olarak hak sahibi ise, o mal o eşindir. Eşlerin birbirlerinin malları üzerinde hak iddia etmesi genel itibariyle mümkün değildir. Hacizli mal da olsa, 2002 yılından önce yapılmış evliliklerde hacizli mal sahibinin eşinin mal paylaşımı talebinde bulunma hakkı bulunmamaktadır.

01 Ocak 2002 tarihinden sonra ise katılma rejimine göre boşanmış eşler için mal paylaşımı yapılır. Katılma rejimi, eşlerin eşit oranda birbirlerinin edinilmiş malları üzerinde hak sahibi olduğu ve kişisel mal ile edinilmiş mal ayrımının yapıldığı bir rejimdir. Hacizli mal olup olmamasının bu durumda önemi bulunmamaktadır; eş, mal paylaşım rejimine bağlı olarak yarı oranda hak iddia edebilir.

Hacizli malların boşanmanın kesinleşmesinden sonra paylaştırılması

Hacizli malların boşanmanın kesinleşmesinden sonra paylaştırılması konusunda önemli bir husus, eşin hacizli maldan alacağının olmasıdır. Eğer eşin hacizli maldan alacağı var ise ve mala tedbir konulmuş ya da malın haczedildikten sonra haklarını talep eden alacaklılar var ise, eş de aynı şekilde haciz sırasına girer. Haciz sırası, eşe ne zaman gelirse, o zaman eş o zaman hacizli maldan alacağını alır. Sıra ile herkes alacağını, hacizli malın satışının ardından alır.

Eşin borcundan dolayı haciz gelir mi? Eşin icra dosyalarından diğer eş sorumlu mu?

Kişinin boşanmış olduğu eşi, kişinin kendi icra dosyalarından doğan borçlarından hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Ancak, eşler arasında ortak bir borçlanma varsa, bu durumdan her iki eş birlikte sorumlu olur. Fakat kişinin evlilik birliği içerisinde tek başına yapmış olduğu borçlanmalardan eş sorumlu değildir. Bu durumda eşe icra gelmez ve borçlu olan kişinin eşine haciz uygulanmaz.

Boşanmada mal paylaşımı

Evlilik devam ettiği sürece eşlerin elde ettiği varlıklar üzerinde diğer eşin hakkı bulunur. Boşanmada mal paylaşımı, boşanma davasından ayrı bir dava ile gerçekleştirilir. Bu dava, mal rejiminin tasfiyesi olarak adlandırılır ve eşlerin malvarlıkları eşler arasında paylaştırılır. Ancak, eşlerin kişisel malları mal paylaşımına tabi tutulmaz.

Boşanmalarda mal paylaşımı nasıl olur?

Boşanma davalarında mal paylaşımı doğrudan yapılmaz. Mal paylaşımı için aile mahkemesinde ayrı bir dava açılması gerekmektedir. Boşanma davası sona erdikten sonra, mal paylaşımı davası karara bağlanır. Bu dava, mal rejiminin tasfiyesi davası olarak da bilinir. Mahkeme, eşler arasındaki mal paylaşımının nasıl gerçekleşeceğine dair karar verir.

Boşanmada hangi mallar paylaşılmaz?

Boşanma durumunda, sadece bir eşin kişisel olarak kullandığı eşyalar, evlilik öncesinde bir eşe ait olan mallar, bir eşe kalan miras, evlilik sırasında karşılıksız kazanılan değerler, manevi tazminat alacakları ve kişisel malların yerine geçen değerler paylaşıma tabi tutulmaz.

Boşanmada mal paylaşımı yarı yarıya mı?

Boşanma durumlarında genel kural olarak mal paylaşımı yarı yarıya yapılır. Ancak, özel boşanma sebepleri olan zina veya hayata kast durumlarında hakim takdir yetkisini kullanabilir. Bu durumda, zina yapan eşin veya hayata kast eden eşin mal paylaşımındaki payı azaltılabilir veya tamamen kaldırılabilir.

Anlaşmalı boşanmadan sonra mal paylaşımı davası açılır mı?

Anlaşmalı boşanma davasında eşler, mal paylaşımını anlaşma yoluyla gerçekleştirebilirler. Bu durumda, eşlerin imzaladığı sözleşmede mal paylaşımının nasıl yapılacağına ilişkin hükümler bulunur. Ancak, eğer sözleşmede mal paylaşımına dair bir hüküm bulunmuyorsa veya eşler mal paylaşımından feragat etmemişse, anlaşmalı boşanmadan sonra mal paylaşımı davası açılabilir.

Boşanma davası açılmadan önce satılan mallar paylaşıma dahil midir? 

Boşanma davasının başladığı tarihten önce muvazaalı bir şekilde mal elden çıkarılmış olabilir. Bu durumda, mahkeme dava tarihinden geriye dönük 1 yıl içerisindeki satışları, sanki hiç gerçekleşmemiş gibi mal paylaşımına dahil eder. Hakim, bu malların değerini hakkaniyet ilkesine göre belirler ve diğer eşin alacağını tespit eder.

Previous «