Güveni Kötüye Kullanma Suçu - Avukat İlayda Yıldız

    You are currently here!
  • Home
  • Genel Güveni Kötüye Kullanma Suçu

Güveni Kötüye Kullanma Suçu

4 Aralık 2023 İlayda YILDIZ Comments Off

Güveni Kötüye Kullanma Suçu (TCK 155)

Güveni kötüye kullanma suçu, başkasına ait olup da muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunmak veya bu devir olgusunu inkar etmektir. Kanunda belirtilen bu durum gerçekleştiğinde güveni kötüye kullanma suçu vücut bulmuş olacaktır

Türk Ceza Kanunu madde 155’te düzenlenmiş olan bu suç;

Madde 155- (1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. 

(2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

Bu suçun düzenlenmesiyle korunmak istenen değer kişinin mülkiyet hakkı ve toplumdaki güven duygusudur.

TCK m. 155’in 1. fıkrasında suçun temel (basit) şekli düzenlenmiş olup ikinci fıkrasında cezanın artırılmasına sebebiyet verecek nitelikli haline yer verilmiştir.

Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Unsurları

  • Ortada sözleşmesel bir ilişki olmalıdır: Fail ile mağdur arasındaki sözleşme türünün herhangi bir önemi bulunmamakla birlikte arada sözleşmesel bir ilişkinin olması zorunludur. Aradaki sözleşmenin yazılı veya sözlü şekilde yapılmış olması yeterlidir.
  • Suça konu malın zilyetliği mal sahibinin rızası dahilinde devredilmelidir: Suça konu malın mağdurun rızası dahilinde faile teslim edilmiş olması gerekmektedir. Malın sahibinin rızası dışında elinden çıkması veya zorla gasp edilmesi durumunda güveni kötüye kullanma suçu oluşmamaktadır.
  • Mal bir başkasına muhafaza etmesi veya belirli bir şekilde kullanması için devredilmelidir: Mal sahibi malın zilyetliğini devrederek, devralan kişiye o mal üzerinde bazı işlemlerde bulunma, malı kullanma, saklama gibi yetkileri verebilir. Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için de malın zilyetliğinin muhafaza edilmesi veya belirli bir şekilde kullanılması için devredilmesi gerekmektedir.
  • Fail, malın kendisine devredildiği olgusunu inkar etmeli veya malı devir amacının dışında iş veya işlemlere dahil etmelidir: Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için failin aradaki sözleşmesel ilişkiyi yani devir olgusunu inkar etmesi veya kendisine devredilen yetkileri aşacak şekilde davranması gerekmektedir. Örneğin kişi kendisine kullanılmak üzere bırakılan bir malı mal sahibinin rızası dışında sattığında güveni kötüye kullanma suçunu işlemiş olacaktır.

Güveni kötüye kullanma suçunun meydana gelebilmesi için kanunda tanımlanmış olan hareketlerin gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu nedenle güveni kötüye kullanma suçunun oluşmasına sebebiyet verecek durumları şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Zilyetliği devralınan eşya üzerinde zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunmak. (TCK m. 155/1)
  • Eşyanın zilyetliğinin devralındığı olgusunu inkar etmek. (TCK m. 155/1)
  • Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak. (TCK m. 155/2)
  • Ticaret ilişkisi dolayısıyla güveni kötüye kullanmak. (TCK m. 155/2)
  • Meslek ve sanat dolayısıyla güveni kötüye kullanmak. (TCK m. 155/2)
  • Yönetmek maksatlı olarak devralınan mallar üzerinde güveni kötüye kullanmak. (TCK m. 155/2)

Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Cezası

Güveni kötüye kullanma suçunun cezası hapis cezası ve adli para cezası olarak belirlenmiştir. Güveni kötüye kullanma suçunun basit halinin cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Ancak kanunda öngörülmüş nitelikli hallerinin karşılanması sonucu cezada arttırıma gidilebilir. 

Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Nitelikli Halleri 

  • Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun meydana gelebilmesi için taraflar arasında bir hizmet ilişkisinin varlığı gerekmektedir. Bu hizmet ilişkisi iş akdi, vekalet vb. gibi durumlardan kaynaklanabilir. Bu nitelikli halde güveni kötüye kullanma suçuna konu edilen mal hizmet ilişkisi dolayısıyla alınan maldır. Ayrıca bu nitelikli halin meydana gelebilmesi için hizmet ilişkisi süreklilik arz etmelidir. Aksi takdirde suçun temel hali işlenmiş olunacaktır.
  • Ticaret Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma: Bir ticari ilişki dolayısıyla TCK m. 155’te yer alan suçun işlenmesi halinde suçun temel haline göre daha ağır bir cezaya hükmolunacaktır. Örneğin bir kargo şirketi kendisine teslim edilen bir malı varacağı yere götürmez ve farklı bir işte kullanırsa TCK 155/2 kapsamında ticaret nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlemiş olacaktır.
  • Meslek veya Sanat Dolayısıyla Güveni Kötüye Kullanma: Bazı mesleklerde güven ilişkisi oldukça önemli olduğundan bu durum da cezayı ağırlaştırıcı nitelikli hal olarak öngörülmüştür. Örneğin mesleği dolayısıyla terziye bırakılan bir kıyafet için terzi emin sıfatıyla zilyet konumundadır ve bu kıyafetin konu olacağı şekilde güveni kötüye kullanma suçunun işlenmesi halinde suçun temel haline göre daha ağır bir cezaya hükmolunacaktır.
  • İdare Amacıyla Devredilen Mallar Üzerinde İşlenen Görevi Kötüye Kullanma: Bir kişiye kendisine ait olmayan bir eşyanın zilyetliği, sahibinin rızasıyla yahut mahkeme kararı ile idare etmesi için verilmiş olması durumunda bu kişi kendisine veriliş amacını aşar şekilde tasarrufta bulunursa güveni kötüye kullanma suçunun TCK 155/2 düzenlemesinde yer alan ağır şeklini işlemiş olur. Örneğin, mahkeme kararı ile vasi tayin edilen kişi bu vesayet görevi çerçevesinde idaresinde bulunan malları farklı şekilde kullanırsa TCK m. 155/2’de yer alan bu nitelikli hal gerçekleşmiş olur.

Güveni kötüye kullanma suçunun daha ağır ceza gerektiren nitelikli hali meydana geldiğinde suçun temel şeklinin meydana gelmesi halinde verilen cezadan daha ağır bir ceza verilmektedir. Güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli halinin cezası 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 3000 güne kadar adli para cezasıdır.

Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Cezanın Adli Para Cezasına Çevrilmesi

Güveni kötüye kullanma suçunun temel ve nitelikli halinin cezası kanunda belirtilirken “hapis ve adli para cezası” ibaresi kullanılmıştır. Bu nedenle suçun temel veya nitelikli halinin işlenmiş olduğu fark etmeksizin, suç meydana geldiğinde hem hapis cezası hem de adli para cezasına hükmolunacaktır. Bu nedenle fail hakkında verilecek olan hapis cezasının, adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.

Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Hukuka Uygunluk Nedenleri

Hukuka uygunluk nedeninin varlığı halinde kanundaki suç tipine uygun fiil hukuka uygun hale gelmektedir. Güveni kötüye kullanma suçunda da eylemi hukuka uygun kılan iki hal bulunmaktadır. Bu haller şu şekildedir:

  • Hakkın Kullanılması: Bir eşya için kanunen hapis hakkı bulunan kişi, alacağının vadesi geçtiği durumda o kişiye ait elinde bulundurduğu malı kişiye teslim etmeyebilir. Bu durumda güveni kötüye kullanma suçu meydana gelmiş gibi görünse de kanunun tanıdığı hapis hakkının kullanılması bu fiili hukuka uygun hale getirmektedir.
  • İlgilinin Rızası: Bir kişi eşyasının zilyetliğini başka bir kişiye devrettikten o kişiyle ilgili kullanım amacını veya şeklini değiştirebilir. Bu durumda zilyetliği devralan kişi yeni belirlenen amaca göre tasarrufta bulunabilecektir. İlgilinin rızası doğrultusunda davranılması bu durumda güveni kötüye kullanma suçu bakımından hukuka uygunluk nedeni olmaktadır.

Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Cezasızlık ve Cezada İndirim Halleri

TCK m.167’de güveni kötüye kullanma suçu için cezasızlık nedeni olacak veya cezada indirime gidilecek haller belirtilmiştir. Bu haller şu şekildedir:

  • Güveni kötüye kullanma suçu, haklarında ayrılık kararı (boşanma değil) verilmemiş olan eşler arasında işlenmiş ise bu bir cezasızlık nedeni olup eşe ceza verilmemektedir. Ancak bu suç haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşler arasında işlenirse, güveni kötüye kullanma suçu sebebiyle verilecek olan ceza 1/2 oranında indirilecektir.
  • Güveni kötüye kullanma suçu, aynı konut içerisinde beraber yaşayan kardeşler arasında işlenmiş ise bu bir cezasızlık nedeni olup kardeşe ceza verilmemektedir. Ancak bu suç aynı konut içerisinde beraber yaşamayan kardeşler arasında işlenirse, güveni kötüye kullanma suçu sebebiyle verilecek olan ceza 1/2 oranında indirilecektir.
  • Güveni kötüye kullanma suçu, altsoy veya üstsoya karşı işlenmiş ise şahsi cezasızlık hükümleri uyarınca kişiye ceza verilmez. Aynı derecedeki kayın akraba için de bu durum geçerlidir. Yani kişinin kaynanası- kayınbabası vb. de bu kurala dahildir. Evlat edinen ve evlatlık arasında bu suçun işlenmesi durumunda da cezasızlık söz konusu olacaktır.

Güveni Kötüye Kullanma Suçu Bakımından Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Veya Hapis Cezasının Ertelenmesi

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, fail hakkında verilen cezanın belli bir süre sonuç doğurmamasıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, iki yıl veya daha altında olan hapis cezası hakkında verilmektedir. Güveni kötüye kullanma suçu sebebiyle verilen cezanın 2 yıl ve altında olması ayrıca diğer şartların da sağlanması halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi mümkündür.

Hapis cezasının ertelenmesi kararı da iki yıl veya altında olan hapis cezalarında verilmektedir. Bu nedenle güveni kötüye kullanma suçu sebebiyle verilen cezanın 2 yıl veya altında bir sürede olması ve diğer şartların da sağlanması durumunda hapis cezasının ertelenmesi kararının verilmesi de mümkündür.

Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Şikayet

Güveni kötüye kullanma suçunun temel hali meydana geldiğinde yani fail m. 155/1’de yer alan suçu işlediğinde suçun soruşturulması şikayete tabidir. Mağdur kişi şikayet hakkını zamanaşımı süresi geçmeden yani fiilin veya failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde kullanmalıdır.

Meydana gelen suçun TCK m 155/2’de yer alan nitelikli hallerden olması durumunda ise suç şikayete tabi değildir. Bu durumda suçun soruşturma ve kovuşturması re’sen yürütülecektir.

Suçun Özel Görünüşleri

  • Teşebbüs

TCK m.35 teşebbüsü kişinin işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaması hali olarak düzenlenmiştir. Suça teşebbüste fail suçu tamamlamak amacıyla hareket etmesine rağmen, elinde olmayan nedenlerden dolayı bunu gerçekleştirememektedir. Bu durumda ise kişiye tamamlanmış suça oranla daha az bir ceza verilmektedir.

Sırf hareket suçu olan güveni kötüye kullanma suçunun oluşması için herhangi bir zararın doğmasına gerek yoktur. Hareketin yapılmasıyla, yani zilyetliğin devri dışında tasarrufta bulunmayla veya zilyetliğin devri olgusunu inkar etmekle suç tamamlanır. Zilyetliğin devir olgusunun inkar edilmesi halinde inkar etmekle suç tamamlanacağından teşebbüs mümkün görülmemektedir. Fakat, suçun hareket unsurlarından birisi olan mal üzerinde devir amacı dışında tasarruf hali ise, teşebbüse elverişli gözükmektedir.

  • İştirak

TCK m.37 gereği iştirak, bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kişi tarafından fikir ve eylem birliği içinde birlikte suç işlenmesidir. Bu suça iştirak her hali ile mümkündür.

  • İçtima

Suçların içtimai, bir kişinin birden fazla ceza kanunu hükmünü ihlal etmesi ve bu sebepten de birden fazla suçtan sorumluluk doğması halinde oluşmaktadır. Suçların içtimai kurumu ceza sorumluluğunun sınırlarını daraltıcı niteliktedir. İçtimai hükümlerine göre kişinin bir veya birden çok fiille, ceza kanununun aynı hükmünü veya farklı hükümlerini bir veya birden çok kez ihlal etmesi, dolayısı ile failin birden çok suçtan değil yalnızca tek bir suça göre cezalandırılmasıdır. TCK m.44 fikri içtimai şöyle tanımlamaktadır: ‘’İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşumuna sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.’’

Güveni kötüye kullanma suçu işleme kararının icrası kapsamında olmak üzere bir kişiye ait birden fazla defa işlenirse, zincirleme suç hükümleri uygulanır. Fail, kendisine bırakılan birden fazla kişiye ait birden fazla eşyayı, bu kimseler aynı tarihte bırakmış ve fail tek bir hareketle elden çıkarmış olsa bile, tek bir eylemle birden fazla kişiye karşı güveni kötüye kullanma suçunu işlemiş sayılacağını kabul ederek zincirleme suç hükümleri uygulanmayacak, mağdur sayısınca suç oluşacaktır.

Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Etkin Pişmanlık Hükümleri

TCK m. 168 uyarınca güveni kötüye kullanma suçunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkündür.

  • Suç işlendikten sonra ve kovuşturma aşamasına geçilmeden önce fail pişman olur ve mağdurun uğradığı zararı giderirse yahut alınan şeyi aynen verirse, güveni kötüye kullanma cezası temel şeklinin 2/3’üne kadar indirilir.
  • Kovuşturma aşaması başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce etkin pişmanlık gösterilir ise, güveni kötüye kullanma cezası 1/2 oranında indirilir.

Bu ceza indirimlerinin uygulanabilmesi için fail tarafından mağdurun uğradığı zarar giderilmiş olunmalıdır. Bu zararın giderilmesi; aynen geri verme, kısmen geri verme ve tazmin etme yolları ile mümkün olmaktadır. Aynen geri verme yolu kullanıldığı takdirde failin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına mağdur karşı çıkamaz. Ancak zararın giderilmesi kısmen geri verme yahut tazmin etme şeklinde yapılacaksa, failin etkin pişmanlıktan yararlanabilmesi mağdurun buna rıza göstermesine bağlıdır.

Görevi Kötüye Kullanma Suçunda Uzlaşma

Güveni kötüye kullanma suçunun temel hali, şikayete tabi olması nedeniyle uzlaşma kapsamındadır. TCK m. 155/2’de yer alan suçun nitelikli hali ise şikayete tabi olmayıp re’sen soruşturma ve kovuşturması yürütüldüğünden uzlaşma kapsamında değildir.